Ukrayna’daki Olayların Ülkedeki Tarım Sektörüne ve Türkiye İle Olan Sektörel Ticarete Etkileri

Ukrayna’da son günlerde yaşanan olaylar maalesef çok üzücü boyutlara ulaşırken Ukraynalı dostlarımız sosyal ve ekonomik olarak zor günler geçirmekteler. Son yıllarda hızla gelişen Ukrayna-Türkiye ilişkileri ve özellikle ekonomik ilişkilerimiz mutlaka ki bu olaylardan olumsuz etkileniyor. Bu yazımda iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde önemli bir yer tutan tarım ve tarım ürünleri ticaretinin, sektörünün bu olaylardan nasıl etkilendiği ve ilerleyen günlerde nasıl etkilenebileceğini ele almak istiyorum.

Ukraine Protests

Öncelikle, olayların nasıl başladığını kısaca özetledikten sonra ülkedeki tarım sektörünün mevcut durumuna bakalım :

20 Kasım tarihinde IMF’den alınan son mektupta Ukrayna hükümetinden halkın kullandığı gaz ve ısınma ücretlerine %40 zam yapılması, kamudaki maaş ödemelerinin dondurulması, asgari ücret artışının dondurulması, enerji sübvansiyonlarına son verilmesi, tarım ve diğer sektörlerde adım adım KDV uygulaması 

Bulgaria: Dozens of Journalists Beaten by Police during Ukraine Protests

dışına çıkartılması talep edilmişti. Bu talepleri o günlerde Rusya’dan aldığı siyasi ve ekonomik desteğin verdiği güç ile reddeden hükümet, Avrupa Birliği ile ipleri kopartan ret cevabını verdi. Bunun ardından da ülkedeki AB yanlılarının ve Rusya karşıtlarının Kiev’de başlattıkları olaylar ilerleyen günlerde giderek ülke geneline yayıldı ve sosyal bir patlamaya dönüştü. Zaten 2008’den beri devam eden ekonomik krizin derin izleri devam ederken bu olaylar ülkenin sınırlarını zorlar oldu. Rusya yanlısı cumhurbaşkanı ve hükümetin istifasını isteyen göstericiler AB üyeliğini ve entegrasyonu istemekteler.

Avrupa’nın en geniş tarım arazilerine sahip Ukrayna’da 43 milyon hektar tarıma uygun arazinin 33 milyon hektarında tarım yapılmaktadır. Dünya “kara” topraklarının %30’u Ukrayna sınırları içerisindedir ve önümüzdeki yıllar için tarım potansiyeli çok yüksek olan bir ülkedir. Türkiye, dünya genelinde kişi başına düşen tarım arazisine göre 3 dekarla 40. sırada yer alırken Ukrayna 7,1 dekar ile 7. sıradadır. Topraklarından bugün elde edilen verimin dört katına kadar verim alınabileceği potansiyeli dikkate alındığında ülkenin önünde çok daha uzun yol olduğu aşikardır.

zemlya1Ukrayna, dünyanın en büyük ayçiçeği yağı üreticilerinden, 55 MMT/yıl tahıl ürünleri rekoltesi ile dünyanın önde gelen, arpa ihracatında dünya lideri, mısır ihracatında dördüncü, et ve süt ürünleri üretiminde uluslararası piyasalarda önemli bir yere sahiptir. Ayrıca, katkısız doğal bal üretiminde Avrupa lideri olmakla beraber ceviz, patates ve şeker üretiminde de hatırı sayılır bir konumadır.

12-08-14UkraineFeed1[1]Son iki yıl içerisinde ülkede tarım sektörünün gösterdiği gelişim rekolte rakamlarınada yansımaktadır. 40 MMT olan yıllık tahıl rekoltesi son iki yıldır 55 MMT seviyelerine çıkmış ve ilerleyen yıllarda da bu artışın devam edeceği beklenmektedir. 2012/13 sezonunda buğday rekoltesi 20 MMT ve ihracatı 10 MMT, mısır rekoltesi 26 MMT ve ihracatı 15 MMT olmuştur. Son yıllardaki bu gelişime paralel olarak Ukrayna, dünya tahıl piyasalarında daha ağırlıklı global bir oyuncu olmayı hedeflemektedir.

Rus çarları için özel şarapların üretildiği üzümlerin yeniden yetiştirilebilmesi için ve üzüm, çilek başta olmak üzere meyvecilik, sebzecilik ve seracılık sektörünün gelişmesi için devlet son yıllarda önemli projeler hazırlamakta ve teşvikler ile bunları desteklemeyi planlamaktadır.

Cargill, Toepfer, John Deere, Class ve Kraft Foods gibi dünya devi firmalar son yıllarda Ukrayna’da yaptıkları büyük yatırımlar ile ülkenin sektördeki önemini adeta bizlere ispat ediyorlar.

Peki Ukrayna ve Türk tarımı biri birleri için ne derece önemlidir ?

Tahıl ürünlerinde Ukrayna sadece Türkiye için değil Karadeniz havzası ve hatta bazı ürünlerde dünya için çok önemli bir ülkedir. Yetiştirdiği buğday, arpa, çavdar, yulaf, soya, mısır, ayçekirdeği, kanola, bezelye ve diğer ürünleri ile Sovyet döneminden beri zaten bölgesinin “breadbasket” yani “ekmek sepeti” olma ünvanını almıştır. Küresel gıda 

talebinin her geçen gün artması ve ayrıca Türkiye’nin talebinin de dünya ortalamalarının üzerinde seyretmesi Türkiye’yi alternatif gıda kaynaklarına yönlendirmektedir. Türkiye her yıl milyonlarca ton buğday, arpa, mısır, kanola, soya, ham ayçiçeği yağı, küspe ve kepek gibi yem hammaddelerini Ukrayna’dan ithal etmektedir. Önümüzdeki 7 sene içerisinde Ukrayna’nın tahıl ürünleri ihracatında %60 oranında artış beklenmesi Türkiye için bu ülkenin önemini daha da arttırmaktadır. Özellikle yağlı tohumlarda Ukrayna, Türkiye ve dünya için çok önemli ihracatçı bir ülkedir.

45 milyon nüfusu, coğrafi yakınlığı, karayolu, denizyolu gibi lojistik avantajları ile Ukrayna, Türk taze sebze, meyve ihracatçısı için çok özel bir konuma sahiptir. Kliması ve sezonun kısa olması sebebi ile ülkenin güneyi hariç diğer bölgelerinde yetiştirilen sebze ve meyve ülkenin ihtiyacını karşılayacak miktarda değildir. Seracılık daha yeni gelişmeye başlayan bir sektör olmakla beraber yüksek gaz fiyatları başta olmak üzere üretim maliyetleri yüksektir ve yılın sezon kabul edilen 3-4 ayı hariç Türk ithal ürünleri ile rekabet edememektedir. Türkiye, Ukrayna’nın ve diğer çevre ülkelerin vazgeçilemez en büyük sebze ve meyve tedarikçisi ülkesidir.

Ülkenin 250 milyon dolar civarında olan yıllık narenciye ithalatının %50’sine yakın bir kısmı Türkiye’den yapılmaktadır. İhracatta yaşanılan bazı lojistik sorunların çözülmesi durumunda Türkiye’nin pazar payını daha da arttırması mümkündür.

Ukrayna’nın 45 milyon dolar değerindeki yıllık domates ithalatının %45’lik kısmı da Türkiye’den karşılanmaktadır.

Ülkenin bir süredir içinde bulunduğu ekonomik krizden yerli şekerli ve çikolatalı mamul üreticileri ciddi şekilde etkilenmiş ve bugünlerde yükselen kurlar sebebi ile hammadde ithalatında (kakao, sert kabuklu meyveler vs.) zorlanılmaktadırlar. Bu olumsuz duruma rağmen Ukrayna, Türk fındığı için potansiyeli yüksek bir ülkedir. Cips tüketiminin yüksek olmasına karşın, sert kabuklu meyveler tüketiciler tarafından daha sağlıklı olduğu bilincinin yaygınlaşması ve alkol tüketiminin çok yüksek olduğu ülkede çerez tüketimi her yıl artmakta çerezlik ürünler pazarı hızla gelişmektedir. Bu sektörde lider ülkelerden olan Türkiye için hedef pazarlardan olan Ukrayna’nın önemide artmaktadır.

Kuru üzüm, Ukrayna piyasasında güçlü olduğumuz ürünlerden biri. 15 milyon dolarlık yıllık kuru üzüm ithalatının %60’lık kısmı Türkiye’den karşılanıyor. Bu ürünün önümüzdeki yıllarda tüketiminin artacağı ve Türkiye için daha yüksek ihracat rakamlarının gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.

Önemli bir ayçiçeği yağı üreticisi olması ve fiyatının düşük olması sebebiyle Ukrayna’da Türk zeytinyağının en önemli rakibi yerli ayçiçeği yağıdır. Zeytinyağı fiyatlarının ayçiçeği yağına göre yüksek kalması pazarda en büyük engel olarak öne çıkarken özellikle büyük şehirlerde yükselmeye başlayan hayat standartlarıyla birlikte tüketicilerin kaliteli ve sağlıklı gıdalara yönelmeleri zeytinyağı tüketiminide arttırmaktadır. Bu eğilime bağlı olarak önümüzdeki yıllarda bu ülkeye zeytinyağı ihracatımızın artarak devam edeceğini düşünüyorum.

Şimdide Ukrayna’da yaşanan bu belirsiz ve istikrarsız dönemin, ülke tarımı özelinde üreticiler, tüccarlar, tüketiciler üzerindeki etkilerinden biraz bahsedelim.

Ekonomide tarımın ve tarım ürünleri ihracatının lokomotif olduğu ülkede sektör, geneli itibari ile büyük firmaların elinde. Orta büyüklükte bir tarım işletmesinin 2-3 bin hektar arazide faaliyet gösterdiğini göz önüne aldığımızda Türkiye’de bizim anladığımız ölçeklerde çiftçilik ve işletme ekonomisi anlaşılmamalıdır.

Distribution of agricultural enterprises in operation by agricultural land's size as of July 1, 2009Bu ölçeklerdeki işletmelerin finansman imkanları genel itibari daha güçlü ve anlık dalgalanmalardan ciddi darbeler almamaktadırlar ki büyük işletmelerin sahibi veya ortakları zaten yabancı, güçlü yatırımcılardır. Bu olaylardan olumsuz etkilenmeler sektörün %20’sini oluşturan finansman yapıları zayıf, küçük işletmelerde daha fazla hissedilmektedir. Bu anlamda tarım sektörü ülkede geneli itibari ile son yıllarda gelişme gösterirken içinde bulunduğumuz sosyo-ekonomik krizden sosyolojik etkilenmesinin daha baskın olduğunu söyleyebilirim. Ancak, bu son “kısmen sunni” krizden ziyade ülkenin 2008’den beri içinde bulunduğu ekonomik çıkmaz ve belirsizlik şimdilik ülkenin en önemli sorunudur.

2d924f362a_150789[1]

Kredi faiz oranlarının grivna bazında yıllık %25’i zorladığı, döviz kurunun gerilmiş yaydan fırlayacak bir ok gibi olduğu ortamda yatırımcılar çok fazla büyümeden, yeni yatırımlar yapmadan, borçlanmadan bu dönemi hasarsız atlatmak istiyorlar. Tarım makine ve ekipmanları alımları ertelenmekte, sektörde modernizasyon gecikmekte, tarımda ortaya çıkan düşük verim rakamlarından hem çiftçi hem de ülke gelir kaybına uğramaktadır.

Mamul ve yarı-mamüle yönelik yeni gıda işletmelerinin kurulması ve açılışları da yine aynı sebeplerden dolayı ertelenmekte. Perakende sektöründe temel gıda maddelerinin (patates, makarna, ekmek gibi) tüketimi artarken, ithal, paketli, işlenmiş ve fiyatı yüksek gıda ürünlerinin tüketiminde de düşüş gözlenmekte.

-İşsizlik ve düşük maaşlar zaten uzun zamandır ülkenin önemli sorunları arasında idi. Taşrada yaşayan halkın önemli bir kısmı çiftliklerde ücret karşılığında çalışmakta. Tarımda modernizasyon (her ne kadar çok hızlı olmasada) ve teknoloji geliştikçe insan gücüne olan ihtiyaç dünyanın her yerinde olduğu gibi Ukrayna’da da azalmakta, işsizlik artmakta. Ancak, burada halkın işsizlikten etkilenmesi daha şiddetli hissedilmekte, çünkü ülke genelinde halen Sovyet döneminden kalma, işçi gücü destekli yarı-otomatik makine-ekipmanlarının sayısı azımsanmayacak miktarda ve zamanla bunların devre dışı kalması, yerlerine modern makinelerin geçmesi ile işten çıkarılan işçi sayısı bir anda yüksek seviyelere ulaşmaktadır. Bu acı gerçeğe bugünlerde ekonomideki

big[1]

49c8dc647e5f9[1]

durgunlukta yansıyınca işten çıkartmalar arttı, ülke genelinde olduğu gibi sektörde de maaşlar 4-5 ay ödenmez oldu. Zaten yüksek bir hayat standardı olmayan Ukrayna halkının içinde bulunduğu ekonomik krizin ilerleyen günlerde daha büyük bir sosyal patlamaya yol açmasından endişe ediliyor.

Ayrıca, tarım arazilerinin özelleştirilmesi konusundaki belirsizlik sektörün en büyük sorunlarından biri. Ne zaman ve hangi koşullarda yapılacağı belli olmayan özelleştirme işlemi tarımda yatırım yapan işadamları için dipsiz bir kuyu gibi. Özelleştirme sırasında adam kayırmanın yapılacağı, 

hükümete yakın oligarkların sadece karlı emlak ticareti yapmak amacı ile bu arazileri ucuz fiyattan alacağı ve peşinden de üçüncü şahıslara çok yüksek fiyatlarla satacağı endişesi şu an bu tarlalarda ekim yapan çiftçileri, firmaları endişelendirmekte, önlerini görememekte, gelecek hedeflerini sınırlamakta, teknolojik yatırımlarını ertelenmekte, toprak ıslahı konularında bütçelerini sınırlı tutmaktadırlar.

zemlya2

Devlet bütçesinin zayıf olması sebebi ile sezon sonunda ödeneceği vaat edilen teşvikler, destekler ödenmemekte ve bu alacağına göre finansman, kar/zarar hesabı yapan çiftçi ve küçük işletmeler bundan darbe almaktadırlar. Ucuz mazot, sulama suyu desteği ve KDV iadesi gibi konular çiftçilerin sıkıntılı oldukları ana konular. Devlet bütçesinde yeterli kaynağın olmaması sebebi ile 3-4 senedir birikmiş destek ve teşvik alacağı olan çiftçiler ve işletmeler biliyoruz ki maalesef bende onlardan biriyim.

Ekonomideki kriz ortamı devlet idaresine de olumsuz yansımakta. Devlet planlama teşkilatı ülkenin ihtiyaçları ve dünya piyasaları doğrultusunda her yıl hangi ürünün, ne kadar arazide ekilmesi gerektiği ve bu doğrultuda çiftçilerin yönlendirilmesi, teşvik edilmesi konusunda da gerekli planlamayı yapamamaktadır. Plansız ekim sonucunda tıpkı bu yıl mısır ürününde olduğu gibi gereksiz yüksek rekolte, düşük fiyat veya tam tersi durumlar ortaya çıkmakta, çiftçiler ve ülke ekonomisi büyük zarara uğramaktadır.

Yaşanan bu olaylar Türk ihracatçılarını Ukrayna pazarına giriş konusunda engellemekte midir veya ilerleyen günlerde etkileri neler olacaktır ? Birazda bu konuyu irdeliyelim.

Bu olayların iki ülke arasındaki ticari ilişkilere kağıt üzerinde veya mevzuatlara şu ana kadar önemli olumsuz bir etkisi olmamıştır. Son yıllarda iki ülke arasındaki sıcak, yakın siyasi ilişkiler ticarete de olumlu yansımış, cevizde olduğu gibi birkaç küçük problem hariç ticari ilişkiler en iyi dönemlerini yaşamıştı. Ancak, halkın alım gücündeki düşüş ve ellerindeki sınırlı birikimlerini dövize çevirip, gereksiz harcamadan kaçınmaları, kriz ekonomisini uygulamaları ithal ürünlerinin ve dolayısı ile Türk ihraç ürünlerinin tüketimini düşürmüştür. Türk sebze ve meyve ürünleri için son yıllarda sıkıntılı bir pazar olan Rusya’nın bölgedeki alternatifi olan Ukrayna pazarıda maalesef bu yıl sıkıntılı geçti. Bu durum karşısında Türk ihracatçılar imkanları ölçüsünde kısmen fiyat indirimlerine gittiler, kendi aralarında rekabet ettiler.

Bankacılık sisteminin ve ödeme araçlarının yaygın olduğu ancak bu kriz ortamında bankacılar tarafından kullandırılmak istenmeyen ve müşterilerce kullanılamayan finansal enstrümanların eksikliği iç piyasa dinamiklerine ve dış ticarete olumsuz yansımaktadır.

Türkiye orijinli bazı gıda ürünleri özellikle bazı sebze ve meyveler ancak Ukraynalı üçüncü firmalar üzerinden uygun şartlarda ithal edilebilmektedir. Ceviz ihracatında da benzer bir tablo gözlenmekte. Ülkedeki siyasi istikrarsızlığın sonucu olan bu durum, riski ve fiyatı yükseltirken ticaretin her iki tarafındaki firmayı da tedirgin etmekte, potansiyel olmasına rağmen arzu edilen rakamlara ulaşılamamaktadır.

Ukrayna’da yatırım yapmak isteyen yatırımcılarımız veya buraya mal satmak isteyen ihracatçılarımız istikrarsızlık, döviz kur’unun belirsizliği, “iş kolaylaştırma” tarifesi ve benzeri sebeplerden dolayı son yıllarda haklı olarak tedirgin ve yatırım yapma konusunda isteksizler. Karşılıklı ticaret ve yatırımların bir süre daha yatay seyredeceğini ve hatta temel gıda ürünleri hariç diğer ticari ürünlerde bir miktar geri gidebileceğini tahmin ediyorum.

Peki, bu krizin aşılmasından sonra Ukrayna tarım sektörü Türk yatırımcısına ne gibi yatırım imkanları verebilir ve hangi konularda yatırım, iş yapılabilir ?

Yukarıda bahsettiğim rakamları hatırlarsanız Ukrayna’nın ne kadar büyük bir tarım potansiyeline sahip olduğu çok net. Türk üreticiler ve sektörün içinde olan işadamlarımız burayı sadece ürünlerini satabilecekleri bir pazar olarak görmemeliler. Sosyo-ekonomik kriz ortamı içinde olan Ukrayna bugünlerde tarım sektöründe mutlaka yatırım yapılması, sektördeki boşluklar doldurulurken pozisyon alınması gereken bir ülke. Krizi fırsata çevirme gibi klasik bir ifadeyi kullanmak istemiyorum ancak Ukrayna’nın düzlüğe çıkışında tarım sektörü çok önemli rol oynayacak ve hatta ilk sırada yer alacak. Birkaç yıl sonra burada yatırıma başlamak için çok geç kalınmış olunacak. Ancak, Türk iş dünyasına yaptığım bu daveti ve tavsiyemi şimdilik sadece orta ve büyük ölçekli firmalar ile sınırlı tutmak istiyorum. Küçük tarım arazilerinde ve sınırlı maddi imkanlar ile ülkenin mevcut şartlarında faaliyet gösterilmesi küçük yatırımcılar için maalesef çok riskli.

Seracılık hiçte tahmin edemeyeceğiniz kadar hızla gelişiyor. Rusya’nın geçtiğimiz günlerde gaz fiyatına yaptığı çok önemli indirimden (ancak bu indirimin sanayiye hangi oranda yansıyacağı henüz kesinleşmedi) sonra önümüzdeki yıllarda seracılık fizibilite yapılmaya değer bir iş alanı oldu.

Güney Ukrayna ve özellikle benimde yaşadığım Kherson şehrini bir anlamda Ukrayna’nın Çukurova’sı olarak nitelendirebilirim. Sebzecilik ve meyvecilik konularında bu bölgeyi Türk yatırımcılarına tavsiye ederken ülkenin orta ve kuzeyini tahıl ve yağlı tohumcular, batısını ise hayvancılık sektöründe faaliyet göstereceklere ana hatları ile tavsiye ederim.

Kırım bölgesinde son yıllarda fındık ekimi yaygınlaşmaya başladı. Karadenizli hemşerilerimiz bu işi çok iyi biliyorlar. Yerinde incelemelerini öneririm.

Tarım makine-ekipmanları üretimi ve ticareti hızla gelişen bir alan. İtalyan, İspanyol, Alman ve diğer pahallı, kaliteli ürünler karşısında Türk ürünlerinin kalite-fiyat dengeleri tam bu ülkeye göre.

Hammaddeyi yarı mamul veya mamule dönüştürecek gıda tesislerine ihtiyaç var. Türk iş insanları bu sektörde çok tecrübeliler. Ancak, un üretimini yatırım yapılabilir konusunun şimdilik dışında tutmak istiyorum.

Taze sebze ve meyve ihracatçılarımızdan hepimiz dinlemişizdir yollarda, gümrüklerde, pazarlarda ne kadar mallarının çürüdüğünü. Ülkemizin sektöründe önde gelen birkaç ihracatçı firmasının bir araya gelerek kuracakları uygun lokasyonlu soğuk hava depoları ihracatçılarımızı fırsatçıların elinden kurtaracak ve yatırımlarının karşılıklarını kısa sürede alacaklardır. Yerel üretim sebze ve meyve depolanması içinde zaten kiralık depo ihtiyacı ve talebide bulunmakta.

Gübre, ilaç ve tohum üreticilerimiz özellikle sebze ve meyveciliğe hitap eden ürünlerini buralarda pazarlayabilirler. Kalitesini ispatlamış sıvı gübre üretimi ve pazarlaması çok güncel ve karlı olup biraz sabır ile gelecek vaat ediyor.

1785675_original

Sulama teknolojileri ve ekipmanları ülkede mutlaka girilmesi gereken iş alanlarından. Ülkemizden birkaç firma bu konularda başarılı faaliyetlerini burada sürdürüyor. Türkiye’nin son yıllarına damgasını vuran GAP projesinin dönemine göre daha kapsamlı ve başarılı bir örneği yaklaşık 50 yıldır güney Ukrayna’da işlemekte ve kullanılan teknolojiler artık verimliliğini, karlılığını kaybetmiş durumdadır. Acilen yenilenmeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Sonuç olarak şunları söylemek isterim;

Şu an asgari hayat standartlarında yaşamını sürdüren halkın gerçek tüketim rakamları bugünkü rakamlardan çok daha yüksek seviyelerde ki 2008 kriz dönemine kadar ülke daha refah bir dönemi yaşadı. Siyasi istikrarın sağlanması durumunda bu kriz döneminin yakın zamanda atlatılacağına inanıyorum çünkü Ukrayna’da bunu başaracak beyin ve eğitimli işgücü mevcut. 2014 yılının ikinci yarısının toparlanmanın başlayacağı ve 2015 yılınında artık grafiklerin yukarıyı göstereceği bir yıl olacağını düşünüyorum.

Türkiye ve Ukrayna arasındaki ticari potansiyeli yakından gören, Ukrayna’da yerleşik ve bu tatsız olaylara, günlere bizzat şahit olan bir işadamı olarak Ukrayna’lı dostlarımızın bu krizden en kısa zamanda çıkmalarını, sosyo-ekonomik olarak layık oldukları yerde olmalarını temenni ediyorum.

26/01/2014 Kherson / Ukrayna

Ukrayna’daki Olayların Ülkedeki Tarım Sektörüne ve Türkiye İle Olan Sektörel Ticarete Etkileri” üzerine bir yorum

  1. Merhaba Ali bey güzel bir yazı olmus begenerek okudum. Bende Ukraynadan yakın zamanda fasulye ithal etmek ivin araştırmalar yapiyordum. Sizce nasil Ukraynadaki fasulyenin tadi ve kalitedini Türk tuketiciler begenir mi? Begenursede hangi bolgede daha kaliteli fasulye yetismektedir? Ben tajin zamanda Kharkovdan bir firma ile iletisime gectim fakat hala arastirmalarim drvam etmekte oldugu icin ithal konusun biraz tereddutle yaklasarak arastirmalarima devam etmekteyim. Eğer ozrlden mail ile bilgilendirirseniz cok memnun olurum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s