Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Dr.Sergiy Korsunsky’ın ‘ISSUE’ dergisi ile röportajı

Kısaca Kendinizden bahseder misiniz?

k_p001[1]Kiev doğumluyum ve doğduğum şehri çok seviyorum. Evliyim, iki kızım var. Kiev Ulusal Ünversitesi Matematik ve Mekanik Fakültesi’nden 1984 yılında mezun olduktan sonra lisanüstü eğitimimi de hidromekanik üzerine yaptım. Bilim Akademisi için çalıştım ve uygulamalı matematik üzerine doktora yaptım. Diplomasiden çok uzaktım fakat 1991 yılında Ukrayna’nın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından devlet için çalışmak üzere davet edildim. Bilim ve Teknoloji Devlet Komitesi’nde 3 yıl çalıştıktan sonra UNESCO Ukrayna Ulusal Komisyonu, Ukrayna’nın İsrail Büyükelçiliği ve Ukrayna’nın ABD Büyükelçiliği’nin ardından şimdi de Türkiye’de Ukrayna Büyükelçisi olarak görev yapıyorum.

Diplomatlığı bilime tercih ettiğiniz için hiç pişmanlık duydunuz mu?

Bir ülkeye turist olarak gitmekle o ülkede yaşamak arasında çok fark var. Bir diplomat olarak, uzun süredir yaşadığınız, insanlarıyla aynı hayatı paylaştığınız ve kültürünün parçası haline geldiğiniz ülkeyi anlayabilirseniz, işte o zaman gerçekten o ülkeyi, halkını ve kültürünü çok daha gerçekçi ve sağlıklı bir şekilde değerlendirebiliyorsunuz. Bu, diplomatlar için çok büyük bir avantaj. Bu mesleği seçtiğim için mutluyum, ama derinlerde bir yerde, analitik yeteneği ve bilgileri unutmamaya çalışıyorum. Bilim, ikili ilişkilerimizin önemli bir parçası olduğu için bilim adamı olarak geçmişim, işimi yaparken bana yardımcı oluyor. Çalıştığım insanlar, endüstri ya da iş dünyasından bahsederken, benim o konuların teknik yönlerini anlıyor olmamdan dolayı memnuniyet duyuyor ve çok şaşırıyorlar. Şu anda bilim ve bilimsel hayattan uzak olmama rağmen, hiçbir zaman diplomatlığı seçtiğim için pişmanlık duymadım.

TÜRK UYDUSUNA UKRAYNA ROKETİ

Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik, kültürel ve politik ilişkilerden bahsedebilir misiniz?

Türkiye, Ukrayna’nın son derece önemli ticari partneridir. Son verilere göre, ikili ticaret hacmimiz 6-7 milyar Dolar civarındadır. Türkiye bizim ihracatımızda Rusya’dan sonra ikinci büyük pazar ve ithalat açısından da 9’uncu sırada yer alıyor. Ukrayna’da Türk tekstili, tarımsal ürünleri, beyaz eşya ürünleri ve tatlıları çok iyi biliniyor. Türkiye’de satılan ayçiçeği yağının ve cevizin neredeyse tamamı, metal ve tarım ürünlerinin büyük bir kısmı Ukrayna’dan geliyor. Ülkelerimiz arasındaki siyasi ilişkiler stratejik bir boyut kazandığı için hızlı ilerliyor. Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi kapsamında, Cumhurbaşkanımız ve Türkiye Başbakanı’nın katıldığı 3 toplantı gerçekleştirilmişti.

İkili ilişkilerimizin önemli bir parçası olan havacılık ve uzay sektörlerinde Ukrayna’nın büyük tecrübe ve bilgisinden bahsetmek istiyorum. Ukrayna’da, havadan yük taşımacılığı için dünyanın en güvenilir ve en yüksek kapasiteli, Antonov tipi uçakların üretimi yapılıyor. Aynı zamanda orta ölçekte yolcu uçakları da üretiyoruz. Türkiye’deki partnerlerimiz ile AN 158 tipi son teknolojiye sahip  uçakların üretiminin Türkiye’de yapılması ile ilgili görüşmelerimiz devam ediyor. Uzaya Türk uydularının fırlatılması ile ilgili işbirliğimiz var.

Ukrayna Kültürünü tanıtmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Antalya Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Ukrayna Kültür Festivali’nin ikincisi düzenlendi. Geçen yılki festivalimize 100’den fazla sanatçı katıldı. Ukrayna Kültür Günleri çerçevesinde Ankara ve Eskişehir’de de dünyaca ünlü Pavlo Virsky Ulusal Akademik Halk Dansları Topluluğu gösteriler sundu. İstanbul’da Ukraynalı sanatçı Mykola Syadristy’nin mikro-minyatür sergisini düzenledik. Manisa’da geleneksel olarak düzenlenen Mesir Macunu Festivali’ne ve Türkçe Olimpiyatları’na katıldık. 2013’te düzenlenen Türk Vizyon Şarkı yarışmasında Ukrayna’yı temsil eden ve Kırım’dan gelen grubumuz ikinci oldu. Kısacası, biz sadece tek bir şehir veya bölgede değil,  Türkiye genelinde kültür ve sanatımızı tanıtmaya çalışıyoruz.

Ukrayna ve Türk karşılıklı yatırımları daha çok hangi sektörlerde yoğunlaşıyor?

Ukrayna’nın Türkiye’de pek fazla yatırımı olduğunu söyleyemem, ama Ukrayna’nın katılımıyla Türkiye’de tescillenmiş olan toplam 350 şirket var. Daha çok Türkiye’den Ukrayna’ya yapılan doğrudan yatırımdan bahsedebiliriz. Ukrayna’da Turkcell’in büyük yatırımı dışında, turizm, gıda, otomobil yedek parçaları, inşaat, ulaştırma ve lojistik alanlarında faaliyet gösteren Türk şirketleri var.

Ukrayna ve Türkiye arasındaki Serbest Ticaret Antlaşması (STA) görüşmelerinin son durumu nedir?

STA görüşmelerini önümüzdeki Nisan ayında T.C. Cumhurbaşkanı Ekselansları Abdullah Gül’ün ülkemize yapacağı ziyaretten önce tamamlamayı arzuluyoruz. Tarım konusu hariç, tüm konularda Türkiye ile anlaşma sağlandı. Bizim için çok önemli bir konu olan tarım sektörünü ilgilendiren konularda sağlıklı bir anlaşma sağlanması üzerinde çalışıyoruz. STA’nın imzalanmasını takiben bir yıl içerisinde ticari hacmimizin 10 milyar Dolarlık sınırını aşmasını bekliyoruz. Uzun vadede ise ikili ticari hacmin 20 milyar Dolar seviyelerine ulaşacağını tahmin ediyoruz.

TÜRKİYE’YE GÜVEN ARTTI

Ukrayna pazarına ilgi duyan ve yatırım yapmak isteyen Türk iş adamlarına ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Ukrayna’ya yatırım yapmaktan çekinmesinler. Ukrayna’da ulaştırma ve özellikle tarım sektöründe sınır tanımayan fırsatlar mevcut. Deniz üzerinden yük taşımacılığının yapılması için Ukrayna-Türkiye arasında feribot seferlerinin arttırılması konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. ‘Colins’ markanızın Ukrayna’da birçok mağazası var ve iyi bir iş yapıyor. Diğer Türk markalarının yatırım yapmaları için hiçbir engel yok. Ukrayna’da Türk kültürü, insanları ve ürünlerine karşı olumlu bir bakış var. 10 yıl önce insanlar, Türk işletmelerine, mühendisliğine ve malların kalitesine şüphe ile bakardı. Bugün ise Türk firmaları tarafından yapılan, satılan ürünleri tam güven duyarak alıyor ve kullanıyorlar. Türkiye’ye duyulan bu güven, yaşadığımız en önemli gelişmedir.

VATANDAŞLARIMIZ EYLEM YAPMA HAKKINI KULLANIYOR

Ukrayna’da son dönemde yaşanan eylemleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kasım ayında imzalanması planlanan AB ile Ortaklık Anlaşması’nın hükümet yetkililerimiz tarafından ertelenmesi kararını toplulumuzun bir kısmı meydanlara inerek protesto ediyor. Ukrayna vatandaşları, Anayasa gereği, barışçıl yollarla eylem yapma haklarını kullanabiliyorlar. Hükümetimiz en yakın zamanda AB yetkilileriyle bu konu üzerinde tekrar görüşmeye hazırlanıyor. Bu gösterilerin Ukrayna yasaları ve kanunları çerçevesinde yapılması son derece önemlidir. Ukrayna, şüphesiz, bir Avrupa ülkesi ve Avrupa’nın bir parçasıdır. Ukrayna doğuda bulunan Rusya Federasyonu, batısında bulunan AB ve güneyinde bulunan Türkiye ile çok güçlü ilişkiler kurmalı ve devam ettirmelidir.

AB VE RUSYA’YI KIYASLAMAK İSTEMİYORUZ

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından şekillendirilen Avrasya Birliği’ne bakış açınız nedir?

Bu konsept hakkında çok detaylı bilgiye sahip değilim ama, eski Sovyetler Birliği formatına dönme düşüncesi olduğuna inanmıyorum. AB gibi, demokratik, ticari ve ekonomik açıdan birbirine yakın seviyelerdeki ülkeleri birleştirip yeni bir birlik oluşturucaksa, o zaman ilginç bir fikir olabilir. Türkiye’nin AB ile 50 yıllık bir geçmişi var. Bunlar ucu açık ve görüşülmesi gereken konular. Bunun alternatif olup olmadığını söylemem çok zor ama, Ukrayna, gelecek her türlü teklifleri değerlendirecektir. Biz AB’yi Rusya ile kıyaslamak istemiyoruz. Ukrayna’yı tarihsel, geleneksel ve coğrafi açıdan değerlendirecek olursak, hem AB ile hem de Rusya ile iyi ilişkiler içerisinde olmalıyız. Avrupa ve Rusya arasında tampon ülke olmak kolay değil, ama biz 1,000 senedir bu pozisyondayız ve artık alışığız (gülüyor). Eğer iki taraf bize çok baskı uygularsa, Güney’e doğru yöneliriz (gülüyor).

TÜRKİYE BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR ÜLKE

Türkiye’nin AB üyelik sürecini nasıl görüyorsunuz?

AB entegrasyonu Türkiye’ye çok fayda sağladı. Türk siyasetinde özellikle son 10 yıl içinde gerçekten olumlu değişiklikler olmuştur. AB sürecinin ne hızla ilerleyeceğine tabii ki Türkiye ve AB karar verecek, ama bu hem Türkiye hem AB için çok önemli bir süreç olacaktır. Ukrayna ile Türkiye arasında bu konularda güçlü bir diyaloğumuz var. Biz Türkiye’nin bu süreçte ne tür zorluklar yaşadığını çok net görüyor ve anlıyoruz. Türkiye ile ortak hareket ederek, bu sorunların çözülmesi için neler yapabileceğimizin bilincindeyiz. Bu konuları konuşurken, ben her zaman ‘Güney Vizyonu’ meselesini açıyorum ve değerlendiriyorum. Türkiye, Ukrayna için, yaşamımızı nasıl sürdürebileceğimiz ve engelleri nasıl aşacağımız konularında belirli bir örnek aldığımız bir ülkedir. Bu süreçte AB’nin de değişeceğini düşünüyorum. Ukrayna ve Türkiye’nin, AB ile diyaloğu devam ettirebilmek için farklı bir formül üreteceğine inanıyorum.

Orta Doğu’daki durumu ve Suriye’deki savaşı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Orta Doğu’daki gelişmeler bizi de her alanda çok kötü etkiliyor. Her zaman çatışmaların ve sorunların barışçıl ve demokratik yollardan çözümlenmesini destekledik. Orta Doğu’da bizi gerçekten üzen konuların başında İsrail-Filistin barış görüşmelerinin durması ve Suriye’de 2 yıldır devam eden savaş geliyor. Libya’da olduğu gibi, Mısır’daki durumun değişken olması rahatsızlık verici. Orta Doğu’daki bu sorunların çözülmesinde Türkiye’nin yapıcı bir rol üstlenmesini çok önemli buluyorum. Bu olaylar başlamadan önce Suriye ve Mısır ile ticaretimiz çok iyi seviyedeydi. Libya’da kapsamlı petrol ve gaz projelerimiz vardı. Bugün tüm bunlar büyük bir soru işareti. Türkiye ile çok sıkı ve yoğun bir diyalog içerisindeyiz ve Türkiye ile birlikte bu gelişmeleri takip ediyoruz.

GÜNEY AKIM PROJESİ ANLAMSIZ VE GEREKSİZ

Enerji konusunda bir uzman olarak bölgedeki enerji politikalarını nasıl yorumluyorsunuz? Ukrayna Güney Akım Boru Hattı Projesi’ni neden desteklemiyor?

Türkiye’nin bölgede gerçekleştirilmekte olan enerji projelerindeki rolü çok önemli. TANAP Projesi Türkiye için çok önemli, çünkü doğal gaz sevkiyatı açısından transit ülke konumuna gelecek. Ukrayna da Rus doğal gazının Avrupa’ya taşınmasında transit ülke konumundadır. Yaklaşık 100 milyar metreküp Rus doğal gazını, Ukrayna üzerinden 170 milyar metreküplük kapasiteye sahip olan boru hattımızla doğrudan Avrupa’ya ulaştırıyoruz. Güney Akım Projesi tamamlandığında 60 milyar metreküplük bir kapasiteye sahip olacak. Bizim petrol boru hattımızın geriye kalan 70 milyar metreküplük kullanılmayan kapasitesi mevcutken, bu projenin anlamlı olmadığını düşünüyorum. Ayrıca 35 milyar dolarlık yüksek maliyeti, ekolojik tanımlamasının yapılmamış olması ve denizin 2 bin metre altından geçecek boru hatlarıyla da çevre güvenliği açısından tehlikeli bir proje. Diğer yandan Mavi Akım Projesi çok kısa ama, Güney Akım Projesi 900 kilometre derinlikte su altından geçen bir proje. Kuzey Akım Projesi ile neredeyse aynı uzunlukta, fakat boruların geçeceği derinlik farklı. Hazar üzerinden Türkiye aracılığıyla Avrupa’ya doğal gaz taşıyacak bir proje yapma şansı varken Güney Akım Projesi gibi bir proje yapılmasının hiçbir anlamı ve gereği yoktur.

Sohbetimize biraz da sosyal ve kültürel konulardan devam edelim. İki ülke arasında kültürel yönden ne tür benzerlikler gözlemlediniz?

Ukrayna dilinde Türkçe’den alınmış bir çok kelime var. Ukrayna’da iradenin ve iktidarın sembolü olan topuz, Türkiye’de bir savaş aleti olarak kullanılıyor ve biliniyordu. Kültürlerimizin yakınlaşması, en çok göze çarpan gelişmelerden birisidir ve Hürrem Sultan döneminden başlayarak bugüne kadar hep pozitif yönde ilerlemiştir. Ulusal Kozaklarımız Türkiye’de biliniyor. Onların giysileri Türkiye’deki Yeniçerilerine çok benziyordu. Ayrıca Ukraynalı Kozaklar da Türkler gibi tütün kullanır ve pipo içerdi. Örneğin, ‘tütün’ sözü Ukraynaca ve Türkçe aynı, binlerce başka sözler gibi.

HÜRREM SULTAN’I BİR ALMAN AKTRİSİN CANLANDIRMASINDAN MUTLU DEĞİLİM

Muhteşem Yüzyıl dizisinde Hürrem Sultan Ukrayna’lı olarak anlatılıyor. Bu konu ile ilggili siz neler düşünüyorsunuz? Muhteşem Yüzyıl’ı izliyormusunuz?

Hürrem Sultan daha küçük bir kız çocuğuyken Ukrayna’yı terk etti. Olgun bir kadın ve Sultan’ın eşi olduğunda büyük ihtimalle Ukraynalı olduğunu dahi hatırlamıyordu, ama sonuçta Ukraynalıydı. İstanbul Süleymaniye Camii’nin avlusundaki Hürrem Sultan Türbesi’ndeki yazıtta, ‘Rus’ yazan bir ibare vardı. Daha önce İstanbul’da görev yapan Ukrayna Başkonsolosumuz bu bilginin ‘Ukraynalı’ olarak değiştirilmesini sağladı. Muhteşem Yüzyıl’ı Türkçe olduğu için maalesef izleyemiyorum. Fakat, dizide Hürrem Sultan’ı bir Alman aktrisin canlandırmasından duyduğum hayal kırıklığını belirtmek isterim. Bu rol için Ukraynalı bir aktris bulmak pek zor olmazdı diye düşünüyorum (gülüyor). Ukrayna’da Hürrem Sultan (Roksolana) ile ilgili çekilmiş bir filmimiz de var.

Türk kültürünün en sevdiğiniz yönü hangisidir?

Tabi ki misafirperverliğiniz. Zaten halklarımızı yakınlaştıran en önemli unsur iki tarafın sahip olduğu bu misafirperverliktir. Ayrıca Türkiye’deki trafik ve sürücülerin araç kullanmaları da beni çok şaşırttı. Türkiye’de aracı sürerken insan, kendini Formula 1 yarışlarına katılmış gibi hissediyor. Zaten Türkiye’de araç kullandıktan sonra her türlü otomobil yarışına katılabilirsiniz (gülüyor).

FAVORİ YİYECEĞİM RAMAZAN PİDESİ

Türk mutfağıyla aranız nasıl?

Böyle çeşitli ve lezzetli balıklara sahip olduğunuz için çok şanslısınız. Ukrayna’da daha çok nehir balığı tüketiyoruz. Deniz balığı ile nehir balığı arasında lezzet açısından çok fark var. Bütün Türk yemeklerini sevdiğimi söyleyemem, çünkü Türk mutfağının bir kısmı pek sağlıklı yemeklerden oluşmuyor. Türkiye’de çok fazla beyaz ekmek ve neredeyse yanmış şekilde pişirilmiş kırmızı et tüketiliyor. Diğer yandan, buradaki etin kalitesi beni çok şaşırtıyor. Türkiye’de sebze de çok tüketiliyor ve bu, mutfağınızın sağlıklı yanı, benim tercih ettiğim şeyler. Türkiye’de sunulan yemek kalitesi çok yüksek. Benim favori yiyeceğim Ramazan pidesi. Bu pide neden sadece Ramazan’da yapılıyor diye anlamıyorum. Ramazan ayı dışında yapılan pideler aynı kalite ve lezzette değil. Ekmek Ukrayna’da sadece yiyecek değildir, aksine kültürümüzün bir parçasıdır. Ama biz daha çok esmer ekmek tüketiyoruz ve ben Türklere aynısını yapmalarını şiddetle tavsiye ederim.

Kaynak : http://www.turkey.mfa.gov.ua/tr/press-center/publications/1919-ukraynann-ankara-bykelisi-drsergiy-korsunskyn-issue-dergisine-rportaj

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s