Ukrayna Bakliyat Konferansındaki Konuşmamda Sektörü Değerlendirdim

20140606_121806Ukrayna Bakliyat Derneğinin 6 Haziran 2014 tarihinde Kiev’de düzenlediği “Bakliyat Konferansı”na Türk işadamlarını ve sektörü temsilen katıldım ve bir konuşma yaptım.

Sektörden bir işadamı ve üyesi olduğum TUİD (Türk Ukrayna İşadamları Derneği) adına bakliyat sektöründe iki ülke arasındaki ticari ilişkiyi, mevcut durumu ele aldığım konuşmamda ayrıca Türkiye’de kırmızı mercimek tarımı tekniği konusunda da Ukraynalı katılımcılara bilgi ve deneyimleri aktardım. Konferans sonrasındaki soru-cevap ve kokteyl bölümünde katılımcıların soru yağmuru Ukrayna ile Türkiye arasında sektördeki potansiyelin ve işbirliği imkanlarının ne kadar fazla olduğunun göstergesi gibiydi.

GAFTA ve uluslararası piyasalarda özellikle Karadeniz havzasında söz sahibi olan UkrAgroConsult firmasının katkıları ile düzenlenen konferansta dünyada son yıllarda hızla gelişen bakliyat sektörü ve Ukrayna’nın ekonomik krizden çıkışında tarımın yeride ele alındı.

20140606_104353Konferansta söz alan ve sunumda bulunan diğer isimler ise şöyleydi: Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odaları Başkan yardımcısı Viktor Yanovsky, Ukrayna Bakliyat Derneği başkanı Azamat İsmailov, UkrAgroConsult Genel Müdürü Sergey Feofilov, GAFTA Kiev Müdürü Anna Golodova, Dünya Bakliyatçılar Birliği Başkanı Hakan Bahçeci,  Odesa Tarım Enstitüsünden Prof.Dr. V.Sichkar, Chernovtsky Enstitüsünden Maria Grigorevna ve Özbek işadamı A.Ahmetov.

http://www.tpp.ks.ua/en/events/news-and-reports/256-2014-06-06-%E2%80%94-international-conference-of-pulse-crops.html

http://tpp.ks.ua/rus/kalendar-sobytij/novosti-i-reportazhi/1319-2014-06-06n1.html

Konferanstaki konuşmamın Türkçe metinini aşağıda bulabilirsiniz.

20140606_101311 20140606_101638 20140606_103056 20140606_103612 20140606_112201 20140606_122400

Türkiye’de Kırmızı Mercimek Piyasası 

Baklagiller dünyadaki 2 milyardan fazla insan için önemli bir protein kaynağıdır. Dünyada yaklaşık 50 milyon ton üretim ve 40 milyar dolarlık piyasa değerine sahip bir ürün grubu olan baklagiller beslenmede bitkisel proteinin ana kaynağını oluşturmaktadır. Kırmızı mercimek başta olmak üzere baklagiller son yıllarda dünyada sadece gelir seviyesi düşük değil lüks sofralarında vazgeçilmezleri arasında yer almaya başladı. Türkiyede de geleneksel Türk mutfağı ve gelir seviyesi düşük halkın sofralarında önemli yer tutmaktadır. Ancak son yıllarda dünya baklagil üretimi, ülkelerin biyodizel üretimi için mısır ve diğer bazı bitkileri teşvik etmeleri nedeniyle düşmüştür. Özellikle, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bu bitki grubunun önemi, son yıllarda yaşanan kuraklık ve diğer sebeplerden dolayı azalan üretimle birlikte daha iyi anlaşılmıştır.

Bu rakamlardan da bakliyatın ve kırmızı mercimeğin Türk sofralarında ne kadar önemle yer aldığını anlayabiliriz. Türkiye’deki kişi başına yıllık bakliyat tüketimi 2010/11 sezonunda 15,5 kilogramdır. Baklagillerde, toplam tüketim miktarı 2007/08 sezonunda 1,1 milyon ton, 2010/11 sezonunda 1,2 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Baklagillerde en büyük tüketim oranı nohuda aittir. Nohudu, 2010/11 sezonundaki 449.000 ton tüketim miktarıyla kırmızı mercimek takip etmektedir.

Türkiye’de kurak ve yarı kurak alanlarda nohut ve mercimeğin, sulu alanlarda ise fasulyenin ekim nöbetine girmesi, gerek birim alanda elde edilen verimin artırılması, gerekse nadas alanlarının azaltılması açısından önemlidir.

Türkiyedeki istatistik verilerine göre nohuttan sonraki en yüksek baklagil üretim miktarıda kırmızı mercimeğe aittir. 2002 yılında 500 bin ton olan ve 2006’da 580 bin tona kadar çıkan kırmızı mercimek üretimi 2008’de 106 bin tona kadar düşmüş, sonraki yıllarda bir miktar artarak 2013 yılında 395 bin tona kadar ulaşmıştır. Ancak bu artışa rağmen kırmızı mercimek üretimi 10 yıl önceki seviyesine henüz yaklaşamamıştır.

Türkiye’nin kuru baklagiller grubundaki ithalatı ise azalan tarım alanları ve düşen üretim nedeniyle her geçen gün artış göstermeye devam etmektedir. 2007/08 sezonunda 148 bin ton olan toplam bakliyat ithalatı 2010/11 sezonunda 304 bin tona yükselmiştir. Bakliyat grubunda en yüksek ithalat miktarı mercimeğe aittir. 2009 yılında 141 bin ton mercimek ithalatı 2011 yılında 309 bin tona kadar yükselmiş, sonraki yıllarda bir miktar düşerek 2013 yılında 199 bin ton seviyelerine kadar gerilemiştir.

İthalatta olduğu gibi Türkiye’nin bakliyat ihracatında da en büyük pay mercimeğe aittir. 2009 yılında 130 bin ton olan mercimek ihracatı, 2011 yılında 212 bin tona ulaşmış ancak sonraki iki yılda biraz gerilemiş ve 2012 yılında 197 bin ton, 2013 yılında ise 178 bin ton olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye İstatistik kurumu verilerine göre 2013 yılında kırmızı mercimek ekimi 28 ilde yapılmıştır. Bu illerde toplam 2.6 milyon dekarda kırmızı mercimek ekimi yapılmış ve 395.000 ton ürün elde edilmiştir. Ülke genelinde kırmızı mercimeğin verim ortalaması ise 135 kg/dekar olmuştur.

Ülke genelinde en düşük kırmızı mercimek verimi 77 kg/dekar ile Ankara’da, en yüksek verim ise 204 kg/dekar ile Hatay’da gerçekleşmiştir. En fazla kırmızı mercimek ekim alanı 1,19 milyon dekar ile Şanlıurfa’da ve yine en fazla üretim 165.000 ton ile bu ilde gerçekleşmiştir.

Çok önemli bir rakama dikkatinizi çekmek istiyorum.Türkiye’de 1990 yılında 20 milyon dekar olan bakliyat ekim alanı %62 azalarak 2012’de 7,7 milyon dekara gerilemiş, üretim ise %41 oranında düşmüştür. Bu sebeple, Türkiyede bakliyatta tehlike çanları çalmaya başlamıştır.

Türkiye bakliyat ihracatçısı ülke olmaktan çıkıp ithalatçı konumuna gelmiştir. Üstelik kırmızı mercimek, nohut ve fasulyenin tohumlarının genleri Anadolu’dan çıktığı halde bugünlerde Türkiye’de  üretim iç talebe cevap vermeyecek seviyelere kadar gerilemiştir.

Tüm bu verilerden sonra Türkiye’yi mercimekte dünya liderliğine yaklaştıracak güzel bir çalışmadan da bahsetmek istiyorum.

Türkiye, Hindistan ve Kanada’nın ardından mercimek ekim alanı ve üretimi açısından dünya 3’üncüsü olmasına rağmen, verim açısından 10’uncu sırada yer almaktadır. Bugünlerde üniversiteler ile ortaklaşa yürütülen bir proje ile Türkiye’yi 5 yılda mercimek üretiminde dünyanın ilk sıralarına taşımak hedefleniyor. Projede uygulanan yöntem mercimek üreticisinin en büyük problemi olan yabancı ot sorununa kalıcı çözüm bulmak. Üretimi sınırlayan bu yabancı ot sorunundan kurtulmak için yabancı ot ilaçlarına dayanıklı yeni bir kırmızı mercimek çeşidi geliştirilmeye çalışılıyor. Yetiştirilecek mercimek tamamen doğal şartlardaki ıslah yöntemleriyle, doğaya ve insan sağlığına herhangi bir olumsuz etkisi olmayacak yöntemlerle yeni bir çeşit veya Türkiye’de var olan ve adaptasyonu yüksek bir çeşide mutasyon gerçekleştirmek suretiyle herbisitlere dayanıklı bir tür olacak. GDO’lu olmayan, tamamen doğal bu çözüm neticesinde yüksek verim alınmasının önündeki en büyük engelde kalkmış olacak. Projede artık deneme üretimleri aşamasına gelinilmiştir.

Uzun vadede rekolte kaybının önlenebilmesi için; Türkiye’de etkisini hissettiren kuraklığa karşı tarım alanlarının iklim değişikliğine göre planlanması, sulama alt yapısının geliştirilmesi ve kuraklığa dayanıklı tohumların kullanılması için çalışmalarda yapılıyor. Ayrıca yerli tohumlara sahip çıkılarak, ürün kalitesinin ve verimliliğin arttırılmasıda son yıllarda devlet politası içine yer almaktadır.

Türkiye’de Mercimek Yetiştiriciliği

Kurak bölgelerde ekim nöbetine girerek hem üreticiye hem de ülke ekonomisine ek gelir sağlayan mercimek bitkisi kuru ve zayıf arazilere sahip olan Türkiye gibi ülkeler için önemli ve hatta stratejik sayılabilecek ürünlerden biridir.

Türkiye’de tarımı yapılan kırmızı mercimeğin daneleri 3-5 mm çapında ve rengi orta kırmızı tondadır. Bin dane ağırlığı 30-45 gram arasında değişmektedir. Yemeklik dane baklagiller içerisinde kırmızı mercimek %85’lik ekim sahası ile Türkiye’de birinci sırda yer almaktadır.

Türkiye’nin kısmen güney Ukrayna iklimine benzer bölgelerinde tarımı yapılan kırmızı mercimek kurağa, sıcağa ve soğuğa en dayanaklı ve vejetasyon süresini 90 ile 110 gün arasında tamamlayan bir uzun gün bitkisidir. Tohumları 4-5 ºC’de çimleniyor. Kışlık olarak ekildiğinde soğuklara erken devrede girerse -25 ile -30 ºC’ye kadar dayanabiliyor. Mercimeğin vejetatif devreden genaratif devreye geçebilmesi için 4-6 ºC’de bir ay vernalizasyon isteği vardır. Optimum sıcaklık isteği 30 ºC’dir. Vejatasyon süresince toplam 1500-1800 ºC sıcaklık ihtiyacı vardır. Mercimek kurağa ve soğuğa iyi dayanıklı, fazla yağışlara karşı hassas bir baklagil bitkisi olduğu için özellikle kuru tarım sistemlerinin uygulandığı yerlerde, serin iklim tahılları ile iyi bir ekim nöbeti sistemi oluşturur. Türkiye’de orta, doğu ve güney doğu bölgelerinde ağırlıklı olarak ekilir.

Mercimek, Türkiye’de genel olarak her türlü toprakta yetiştirilebilir ve ekildiği toprağın besin maddelerince çok zengin olmasına ihtiyaç yoktur. Yine de iyi bir mercimek yetiştiriciliği yapabilmek için mercimek toprağının sıcak nötr veya hafif alkali, iyi havalanan, kumlu-tınlı-kireçli olması gerekir. Mercimek kumludan ağır topraklara kadar her türlü toprakta yetişebilmektedir. Bu sebeple, Türkiye mercimek tarımı için uygun topraklara sahiptir.

Kışlık olarak ekimi yapıldığında kökleri derine gittiğinden toprağa iyi işler ve kendisinden sonra ekilecek bitkiye bol organik maddeli bir toprak bırakır ki organik madde içeriği zayıf Türkiye toprakları için bu büyük bir avantajdır.

Suyun problem olmadığı yörelerde “kışlık mercimek-kışlık tahıl” ekim nöbeti uygulanmaktadır. Bunun sonucu olarak bu yörelerde nadas alanları önemli ölçüde azaltılmıştır.

Mercimek yetiştiriciliğinde toprak yapısının korunması ve erozyonun önlenmesi amacı ile toprak işlemesi “yüzlek” yapılır. Kurak veya yarı kurak yerlerde toprağın pulluk ile devrilerek işlenmesi, toprak yapısını bozma ve erozyonu artırma gibi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle toprağı devirmeden alttan işleyen aletlerle işlem yapılır.

Toprağın yüzeysel ve devrilmeden işlemesi ile rüzgâr ve su erozyonun azalması, yabancı ot tohumlarının toprağa gömülmesi, toprak tavının korunması ve aynı zamanda yabancı otların kök tacından kesilerek yok edilmesi sağlanmış olur.

Tahıl hasadını müteakip toprak gölge tavındayken 15-20 cm derinlikte ilk sürüm yapılarak anız bozma işlemi yapılır. Sonbahara kadar beklenir. İlk yağmurlar düşüp toprak tava geldiğinde ve yabancı otlar çimlenmeye başladığında mercimek ekilecek olan toprak ikinci bir işlemden geçirilir.

Çimlenme gücü yüksek, dolgun daneli ayrıca hastalıksız ve herhangi bir sebeple zarar görmemiş tohumluklar, azot fiksasyonunu teşvik etmek ve daha yüksek verim elde etmek için ekimden önce tohum ‘rhizobium’lu mercimek, fiğ veya bezelye tohumları ile inokule edildikten sonra hem kışlık hem de yazlık olarak ekilebilir.

Yazlık mercimek için ekim zamanı mart ayı başıdır. Nisan ayının başlarına kadar yapılan ekimlerden yüksek verim elde edilir. Ekim geciktikçe verimde azalma meydana gelir.

Kırmızı mercimekte dekara 5-7 kg arasında tohum kullanılır. Tohumun çimlenmesi iyi ve temiz ise m²’ye 175-225 dane yeterli olacaktır. Hem yazlık hem de kışlık ekimlerde tohum ekim derinliği 4-5 cm’dir. Ekimden sonra mutlaka toprak bastırılır ve tohumun toprakla teması sağlanır.

Yazlık olan çeşitler kışlık olarak ekilirse soğuktan zarar göreceklerinden hiçbir verim elde edilemez. Kışlık çeşitlerin kıştan ve soğuktan etkilenmesi kesinlikle söz konusu değildir. Kışlık mercimek ekimini sınırlayan en önemli faktör yabancı otlardır. Yabancı ot mücadelesinin iyi yapıldığı durumlarda kışlık mercimekler yazlık mercimeklere göre en az %50 veya daha fazla verim artışı sağlar.

Kışlık mercimekler sonbaharda ekilir. En uygun ekim zamanı ekim ayıdır. Kışa çıkışlarını tamamlayarak giren mercimeklerden daha iyi verim alınır. Ekimin geç yapılması verimin azalmasına, istenilen verimin elde edilememesine neden olur.

Kışlık mercimekte dekara atılacak tohum miktarı ekilecek tohumun iriliğine göre değişiklik gösterir. Tohumluğun çimlenmesi iyi ve temiz ise m²ye 250–300 dane yeterlidir. Bu da iri daneli pul mercimekte 10-12 kg/da civarındadır.

Mercimek kuru şartlarda yetiştiriciliği yapılan bir bitkidir. Bu yüzden genellikle sulama yapılmamaktadır. Mercimek fazla yağışa ve sulamaya karşı hassas bir bitkidir. Fazla yağış veya sulamada bitkinin alt kısımları çürür ve dane yapısı bozulur. Mercimeğin bakla bağlama döneminde bir kez sulanması, verimi önemli ölçüde artırmaktadır.

Türkiye’de mercimek tarımında genellikle gübreleme yapılmamaktadır. Ancak bitki çimlenip köklerdeki yumru oluşup azot fiske edinceye kadar ekimle birlikte 1-2 kg/da azotun toprağa verilmesi uygun olur.

Azotlu gübre fazla verildiğinde vejetatif aksam fazla gelişir ve tohum verimi düşer. Kök sistemini geliştirmek ve olgunlaşmayı hızlandırmak için 5-6 kg/da fosfor, ihtiyaç varsa 3-4 kg/da potasyum verilmesi uygundur.

Mercimek yetiştiriciliği asitli topraklarda yapılıyorsa pH’ı 6,5’e getirmek için dekara 10-15 kg kireç verilir.

Kışlık mercimekler için en uygun gübre dozu saf madde olarak 3-4 kg/da azot, 6-7 kg fosfor kg/da’dır. Fazla miktarda gübre verilmesi verimi artırmaz aksine azaltır.

Mercimek yetiştiriciliğinde en önemli problem yabancı ot sorunudur. Mercimek ilk gelişme devresinde yavaş ve kısa boylu olduğundan yabancı otlarla rekabet edemez. Özellikle hızlı gelişen uzun boylu yabancı otlar mercimeği kapatarak bitkinin gelişmesini engeller.

Yabancı ot mücadelesinde toprak işleme ve ekim zamanını iyi ayarlamak gerekir. Bitkinin ilk gelişme devresinde eğer mümkünse bir kez elle ot alma verimi artırmak yönünden faydalı olur.

Yabancı ot mücadelesinde yabancı ot öldürücünün (herbisit) ekimden 4-7 gün önce toprağa verilmesi iyi sonuç verebilir ancak tabiattaki dengeyi bozar, aynı zamanda mercimekte çimlenme oranını düşürür hatta çimlenmeyi engeller. Bu nedenle yabancı ot için toprak ilaçlaması önerilmez.

Yabancı ot mücadelesinde en uygun yöntem, yabancı otların elle yolunarak alınmasıdır. Bunun yanı sıra ekimden iki hafta sonra özellikle sıra aralarına tırmık çekilerek yabancı otlar alınabilir. Tırmık çekme sırasında bitkilerin bir kısmı tırmıktan zarar görürse de bitkinin toprak altı boğumlarından yan dallar yeniden çıkar. Bu durumda olgunlaşma biraz gecikebilir.

Mercimekte ekimden sonra çıkış öncesi olarak kullanılan ilaçlar henüz deneme safhasında olduğundan tavsiye edilememektedir. Çıkış sonrası uygulanan ilaçlar, mercimek ve yabancı otlar çıkıp mercimeğin 8-10 cm, yabancı otların 3-5 yapraklı oldukları devrede kullanılır.

Mercimek, gelişme koşulları uygun olduğu sürece büyümeye ve olgunlaşmaya devam eder. Bir bitki üzerinde farklı olgunluk devrelerinde bakla bulunmaktadır. Bu nedenle hasat zamanını tespit etmek oldukça önemlidir.

En uygun hasat zamanı; bitkilerin sarımsı yeşil olduğu, meyvelerin çoğunun sarardığı, alt baklaların sertleştiği ve elle sıkıldığında yumuşak olmadığı devredir. Bitkilerin sarımsı yeşil ve meyvelerin 2/3’ünün sarı renk olduğu zamanda hasada başlanmalıdır. Hasada başlamada geç kalınmamalıdır. Geç kalındığında danede zarar görülebilir. Bu da ürün miktarı ve kalitesi üzerinde olumsuz etki yapar. Aynı şekilde erken hasat da yapılmamalıdır. En ideali hasat zamanını önceden tespit ederek tam zamanında hasada başlamaktır.

Türkiye’de mercimek hasatı genelde elle veya orakla yapılır. Tırpan, çayır biçme makinesi ve büyük arazilerde biçerdöverle de hasat yapılabilir. Nemin yüksek olduğu sabah saatlerinde biçim yapıldığında baklaların kırılması önlenmiş olur. Yolunan veya biçilen bitkiler ortalama üç sıra birleştirilerek bir araya toplanır. Bir araya toplanan bitkiler yaklaşık bir hafta tarlada kurumaya bırakılır. Daha sonra harman yerlerine taşınarak harman işlemine başlanır. Mercimek bitkileri çok hafif olduklarından rüzgârda kolaylıkla uçar. Bu da baklaların kırılmasına ve danenin dökülmesine neden olur. Bu nedenle harmanlama işleminde dikkatli davranmak gerekir. Biçerdöverle hasat yapıldığında mercimeklerin tamamen kuruması beklenmelidir.

Daneler selektörleme işlemine tabi tutularak içindeki taş, toprak, cılız ve kırık daneler ile yabancı ot tohumları temizlenmelidir. Temizlenen tohumlar çuvallanarak depolama için hazır hâle getirilir. Mercimekte kuru koşullarda 120-150 kg/da, sulu koşullarda 200 kg/da kadar ürün almak mümkündür.

Mercimeğin depolanabilmesi için nem oranının %16 veya daha düşük olması gerekir. Tohumlar depolanmadan depo ortamı temizlenmeli ve uygun ilaçlarla fumige edilmelidir. Depo, ürünü saklama süresince devamlı şekilde kontrol edilmelidir.

Mercimek yetiştiriciliğinde daha geniş teknik bilgi almak, fikir ve tecrübe paylaşımında bulunmak isterseniz Türkiye’deki ilgili resmi ve özel kurumlarla iletişim kurmanıza TUİD olarak yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.

Not :

Alıntılar ve faydanılan kaynak :

– T.C. MEB., TARIM TEKNOLOJİLERİ YEMEKLİK DANE BAKLAGİLLER YETİŞTİRİCİLİĞİ (NOHUT VE MERCİMEK) Ankara, 2012

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s