Ahıska Türkleri Sürgününün 70. Yılı Herson’da Anıldı

20141114_143109

20141114_143040

3b004a3227f0fda7decb1fe9635ef5d43b36615f[1]cd64b2a687e47abba38a182862d498813dc31ef1[1]

14 Kasın 1944 tarihi Ahıska Türkleri ve insanlık için tarihin kara günlerinden biri. Ancak, bugünlerde artık çok az kişi bu tarihi ve Ahıska Türkleri’nin sürgün edilmesini hatırlıyor. 1921 yılında Sovyetler Birliği’ne bağlanan Gürcistan’nın Ahıska bölgesindeki  Türkler, Stalin liderliğindeki dönemde “sınır güvenliğini tehdit ettikleri” gerekçesiyle memleketlerinden sürgün edildiler. Vagonlara bindirilen ve günlerce meşakkat içinde yolculuk eden Ahıskalı Türkler Sovyet topraklarında dört bir tarafa dağıtıldı. Bu sürgün yolculuğunda 20 binden fazla Ahıskalı Türk açlık, susuzluk, hastalık, vs sebeplerden öldü. 1944 yılındaki sürgünden bugüne kadar bir daha anayurtlarına dönemediler.

20141114_150752İşte tarihin bu kara sayfasını gençlere ve yaşadıkları topluma hatırlatmak isteyen Ukrayna’daki Ahıska toplumu Herson şehrinde sürgünün 70. yılını anma programı düzenledi.

Ukrayna’da en fazla Ahıska Türkünü barındıran Herson şehrinin en büyük toplantı salonlarının birinde gerçekleşen programa 600’ü aşkın kişi katıldı. Köy ve kasabalardan otobüs, minibüs ve özel araçları ile gelenler salonu tamamen doldurdular.

1932334_810160259078565_8493034061507667986_nAnma programına TC. Odessa Başkonsolosu Nur Sagman, muavin konsoloslar, valilik ve diğer yerel makamlardan temsilciler, Ahıska toplumunun kanaat önderleri, TUİD (Türk Ukrayna İşadamları Derneği) temsilcileri, STK’lar, ülkedeki diğer azınlık halklarının temsilcileri, bölgedeki Türk işadamları ve Ahıska dostu yerel halk katıldı.

20141114_145621Sürgünde ölenler için okunan Kuran-ı Kerim’i ile başlayan program sürgünün canlı şahitleri ve o anları yaşayanların anlattıkları ile sürgünü özetleyen belgesel ile devam etti. Daha sonra kürsüye çıkan konuşmacılar başsağlığı mesajlarını, üzüntülerini dile getirdiler ve hayatını kaybedenleri andilar. Ahıskalı çocuk ve gençlerin okudukları şiirler sırasında da duygusal anlar yaşandı.

Odessa başkonsolosumuz Nur Sagman hanımefendi yaptığı konuşmada sürgünde yaşamını kaybedenleri saygı ve rahmet ile andıklarını belirttikten sonra Türkiyenin Ahıskalı kardeşlerimiz durumu ile yakından ilgilendiğini, bulundukları ülkede daha refah yaşam sürdürmelerine yardımcı olacak projeler hazırlandığını, Türkiye ile olan ilişkileri, vatandaşlık işlemleri, çalışma izinleri ve diğer konularda iyileştirme yapılması konusunda çalışmalar yapıldığını bildirdi. Dışişleri bakanımız sayın Mevlüd Çavuşoğlu’nun hafta başında Kiev’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Ahıskalı kardeşlerimizin temsilcileri ile görüştüğünü ve durumlarının gündemde olduğunu hatırlattı.20141114_150613

Anma programı sonrasında Başkonsolosumuz Ahıskalı kardeşlerimizin sorunlarını dinleyerek notlarını aldı.IMG_3768719218724820141114_152031

Peki,bu anma programına konu olan “Ahıska Sürgünü” nedir?

1950’lere kadar Sovyetler Birliği belgelerinde adları sadece Türk olarak geçerken Stalin’in sürgün politikasından sonra “böl ve yönet” siyasetinin bir sonucu olarak bu halka Mesketler denilmeye başlandı.

Şimdilerde Ahıska Türkleri olarak bilinen bu insanlar bu coğrafyaya muhtemelen Selçuklu Türkleri ile birlikte 11. yüzyılda yerleştiler. Bir kısmı çok daha eski dönemlerde Karadeniz’in kuzeyinden gelerek bölgeye yerleşen Kuman-Kıpçak Türkleri’nin torunları da olabilir. Ancak Gürcistan’ın iddia ettiği gibi Müslümanlaşmış Gürcü değillerdir. Türkçe’yi Kars şivesine yakın konuşurlar ve Hanefi mezhebine mensupturlar. 1878 yılında bölgenin Osmanlı topraklarına katmasından sonra Osmanlı toplumunun ayrılmaz bir parçası oldular. Sınır bölgesinde yaşamalarından dolayı İran-Osmanlı savaşlarının cefasını yine Ahıska Türkleri çekti.

Karaçaylıların sürgünü nasıl gerçekleşti?1.Dünya Savaşı’nın sürdüğü yıllarda Stalin Türkiye ‘ye karşı düşmanca bir tavır aldı. Kars, Ardahan ve Artvin illerini istedi. Ahıska Türkleri, Türkiye ile Sovyet sınırında çok stratejik bir noktada yaşadıkları için Joseph Stalin tarafından vatan haini seçildiler. Aslen Gürcü olan Stalin’in askerleri bu insanlara “Türkiye’ye hücum edeceğiz ve siz Türk olduğunuz için ayakaltından çekilmeniz gerekiyor dediler. Bu şekilde sürgün kararını tebliğ ettiler. Karara karşı çıkanların öldürüleceğini duyurdular. Asıl amaç ise bölgeyi Gürcü ve Ermeniler’e vermekti. Böylece Türkiye ile Türk dünyasının bağlantısı tamamen kopartıldı. Zira 1923 yılında Zengezur Azerbaycan’dan koparılıp Ermenistan’a verilmiş, Azerbaycan ile Nahcivan bağlantısı da böylece kesilmişti.14 Kasım 1944 yılında sert bir kış günü 115 bin Ahıskalı Türk’ün sürgün edilmesine başlandı. Sürgün edilenlerin yarıya yakını 16 yaşından küçüktü. “Sizi sürgün ediyoruz, neyiniz varsa toplayın. Üç günlük yemeğinizi de yanınıza alın. Hazırlanmanız için iki saat zamanınız var” talimatı ile her şey başladı. Meydanlarda toplanan insanlar kamyonlarla Batum’a bağlı Borcum köyüne ve oradan da tren istasyonuna götürülerek yük vagonlarına bindirildi. Bu ayrılıktan sonra geride bıraktıkları mallarına ve köylerine bir daha kavuşamadılar.

Stalin’in emriyle sürgünleri Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan çöllerine taşımak için 25 tren hazırlanmıştı. Sayıları yüz binlere varan sürgünler için elbette bu sayı yetersizdi. İnsanlar sağlıksız şartlarda, tıklım tıklım yük vagonlarına dolduruldular. Bu vagonlar birçoğunun mezarı olacaktı. Haftalarca süren yolculuk esnasında 15 bin Ahıska Türkü açlık, susuzluk, tifo salgını ve şiddetli soğuklardan dolayı hayatını kaybetti. Ölenler askerler tarafından vagonlardan atıldı.

Ahıska Türkleri sürüldükleri yerlerde düşman gibi karşılandılar. Çünkü Moskova’dan gönderilen propagandacılar aranıza “halk düşmanları” ve “insan eti yiyen” insanlar geliyor diye kendileride Türk olan Özbekler’i ve Kırgızlar’ı onlara karşı kışkırtmışlardı. Bu yüzden yerel halk vagonlardan inenlerden vebalılarmış gibi kaçtılar. Korkudan vagonlara yaklaşamadılar. Sağ salim iskan bölgesine ulaşanlar yakın akrabalarından ayrıldı. Böylece insanlar sahipsiz hiç alışık olmadıkları koşullarda yaşamaya zorlandılar. Kendilerine zorlanan sağlıksız yerel koşullar yüzünden on yıl içinde sürgün edilenlerin üçte biri öldü.

Türk olduğumuz için Özbekler bize hep farklı bakıyordu. Bizi sevmiyorlardı” sözleriyle anlattığı o günlerde, Özbekler ile Ahıska Türkleri arasında çatışmalar yaşanıyordu.

bu çatışmalarda onbinlerce Ahıska Türkü Özbekistan’ı terk etmek zorunda kalmıştı

Sağ kalan sürgünlerin çilesi hiç bitmedi. Sovyetler kimlik bile vermedi bunlara. Bu yüzden resmen mal mülk edinemediler. Bulundukları yeri terk edemediler, çalışma izni alamadılar.  Yerel ve diğer halklardan kız alamadılar. Bu koşullara karşı çıkmaya kalkışanlar bu sefer Sibirya’ya sürüldüler. Acı ve ıstırap dolu 12 yıl sonunda kendilerine beyaz pasaport verildi. Bu sayede pasaportunda Azerbaycanlı yazılan 25 bin Ahıska Türkü Azerbaycan’a göç edebildi. Diğerlerinin başka şehirlere gitmeleri yine yasaktı. Hâlbuki o yıl sürgündeki diğer halklara yurtlarına geri dönme hakkı verilmişti.

1989’da Sovyetler Birliği’nin dağılmaya başladığı günlerde Özbekistan’da etnik çatışmalar başladı ve ilk kurbanlar yine Ahıska Türkleri oldu. Etnik çatışmalarda vandallar yüzlerce Ahıska Türkü’nü hunharca katlettiler. Ahıskalılar’a ait bin ev ve işyeri yakıldı. Bu olaylar üzerine Ahıska Türkleri Krosnodar, Çeçenistan, Kazakistan ve Ukrayna’ya kaçarak canlarını kurtardılar. 200 bin Ahıskalı Özbekistan’ı terk etmek zorunda kaldı. Türkiye de kapılarını açtı, ilk olarak 150 aile Iğdır’a yerleştirildi. Bu tarihten sonra Ahıskalı Türklerin “anayurdumuz” dedikleri Türkiye’ye gelişleri hız kazandı. Sovyetler’in dağılmasından sonra 25 bin kadar Ahıska Türkü Türkiye’ye kabul edildi.

Bugün sayıları 600 bin olarak tahmin edilen vatansız Ahıska 15 farklı ülkeye, 4400 yerleşim yerine dağılmış durumdalar. Bu ülkelere 2004 yılından sonra ABD de katılmış ve 12 bin göçmen almıştır.

Ahıska Türkleri Sürgününün 70. Yılı Herson’da Anıldı” üzerine bir yorum

  1. acıların yaşanmasını örnek alarak tekrar o günlerin gelmemesi için daha dikkatli ve eğitimli ekonomik yükseltilerin tamamlanması…daha tedbirli olunmasını, daha da çok çalışılmasını daima göz önünde tutmak lazım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s