Ukrayna’da Salyangoz Satmanın Mutluluğu ve Hüznü

2016-02-18 15.17.55Geçtiğimiz günlerde Ukrayna genelinde “Dünya Anadiller Günü” kutlandı. Etkinlikler kapsamında Herson’da da bir program düzenlendi. Bölgede yaşayan Ukrayna, Polonyalı, Yahudi, Yunan, Alman ve diğer etnik guruplar şarkı, şiir, hikaye, masal, dans gibi etkinliklerden oluşan programlarını icra ettiler. Bölgedeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ve Türkçeyi temsilen bende Nazım Hikmet’in Kiev’de Taras Şevçenko müzesindeki bir anısını ve “Şevçenkonun Dividi” isimli az bilinen bir şiirini okudum.

Çok kültürlü Ukrayna ve özellikle Herson bölgesinde 1944 yılı mağduru Ahıska ve Kırım Türkleri, Kafkas kökenli Kürt kardeşlerimiz yaşıyor ki Herson’da bunların sayısı tahminen toplamda 20 bin civarında (bu rakam tamamen benim gözlemimdir). Geçmişteki diğer sosyal etkinliklerde olduğu gibi “Dünya Anadiller Günü” kutlamalarında da bu kardeşlerimiz maalesef bu etkinlikte de yer almadılar.

Kısa bir süre öncesine kadar yakın tarihin dışladığı, sistemin ezdiği, bilincini yok etmeye çalıştığı bu kardeşlerimiz düşük eğitim seviyelerinin etkisi ile de içlerine kapanık ve küskün toplumsal psikolojileri ile hayatlarını içinde yaşadıkları toplumdan genel itibari ile soyutlamış durumdalar. Bölgede sebze-meyve, tarım sektörü haricinde hemen hemen hiçbir ağırlıkları yok.

Bu acı tespiti yaparken konu ile ilgili geçmişte salyangoz satmakla itham edildiğim bir anımı paylaşmak istiyorum. 2006 yılı ramazan ayında yine Ahıskalı kardeşlerimizin yoğun yaşadığı Herson’un bir köyünde iftara davetliydim. İftar sonrasında yaklaşık 60 kişinin katıldığı bir tanışma sohbetinde oradaki genç ve çocuklara ileride ne olmak istediklerini sorduğumda kamyon soförü, tarım işleri, inşaatcılık aldığım cevaplardı. Mühendis, doktor, muhasebeci gibi cevapları alamamış olmanın verdiği üzüntümü köyün “Aksakalları” ile paylaşırken çocukları okumaya teşvik etmelerini naçizane tavsiye etmiştim. Ancak, aksakallardan aldığım tepki İstanbul’dan gelmiş ukala bir aristokrat olarak “müslüman mahallesinde salyangoz sattığım” olmuştu. Sistemin kendilerini ne kadar ezdiğini, okumuş olsalar dahi yüksek makamlara gelmelerine izin verilmeyeceğini ve okulda geçecek bu sürede bağ ve bahçelerindeki  iş gücü kaybını dinlemiştim kendilerinden. O an salyangoz satmanın buruk mutluluğunu ve hüznünü yaşamıştım… Bu olayın üzerinden geçen 10 yılda olumlu gelişmeler olsa dahi henüz daha yolun çok başındalar.

4386-67i52S“Dünya Anadiller Günü” etkinliğine geri dönelim. Katılan her etnik gurup gerek dil sunumu ve gerekse işin görsel şovuna çok iyi hazırlanmıştı ve her gurubun iki veya üç şovu vardı. Benim en çok beğendiğim sunum Yahudi organizasyonu “Hesed Şmuel”in şovu oldu. İbranicenin tarihsel gelişiminin çok güzel anlatımından sonra bir çocuk eski ve yeni İbranice şiirler okudu. Almanlar adeta çocukluk dönemimden hatırladığım çizgi film “Heidi” mizanseninde şarkı ve danslarını icra ettiler. Yunan gurup bizimde kulağımıza yabancı gelmeyen kısmen Anadolu ezgileri taşıyan şarkıları ve duygusal şiirleri ile katıldı. Polonyalı ekip en yaşlı ekipti ama okudukları masal ve 80’li yılların popüler şarkıları ile salonu coşturdular.

gywitOUL4LkTürk dilini ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını temsilen benim sunumum biraz fazla akademik kalmıştı diğer etnik grupların şovlarına göre. Şarkı, dans veya diğer faaliyetler için yeteri sayıda olmayışımız ve buradaki vatandaşlarımızın sosyal katılımcı olmayışları bizi böyle bir sunuma zorlamıştı.

Yerel TV ve basında yer alan bu etkinlik sayesinde etnik guruplar çok kültürlü bir toplumda yaşamanın güzelliğini ortaya koyarken kendi kültürlerinide geniş bir kitleye tanıtmış oldular.

Peki ama sayıları onbini bulan Ahıskalı kardeşlerimiz niçin burada yoklardı? Bu soruyu organizatörlere sordum. Organizasyonu yapanların bölgelerinde böyle bir etnik gurubun yaşadığından dahi neredeyse haberleri yoktu. Haberi olan organizatörlerin ise akıllarına dahi gelmemişlerdi. Geçtiğimiz yıllarda Ahıskalıları başka organizasyonlara davet ettiklerini ancak olumlu cevap alamadıklarından ve muhatab bulamadıklarından bahsettiler.  On yılı aşkın bir süredir bu bölgede yaşıyor olmama rağmen bende onları benzer bir sosyal etkinlikte gördüğümü hatırlamıyorum.

ohcAdArFMRwSonuç olarak ve maalesef korkarım ki “Aksakallıların” geçmişte bana bahsettikleri o sistem baskısı galip mi gelmişti ? Yaşam ve varoluş mücadeleleri sırasında sosyalleşme çabalarından pes mi etmişlerdi ? Buna vakit mi yoksa maddi imkan mı bulamıyorlardı ? Salyangoz satmanın hüznü…

Ahıskalı, Kırım Türkü ve Kafkas Kürdü kardeşlerimiz umarım bölgede bundan sonraki sosyal etkinliklerde yerlerini alır ve o zengin kültürlerini içinde yaşadıkları ve ait oldukları topluma sergileme fırsatı bulurlar.

Bu arada Ukrayna gece hayatında engin denizlere sığmayan, bendini  çiğneyip aşan bizim vatandaşlarımızın sosyal yaşamdaki başarılarınında hakkını vermem gerekiyor!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s