Herson’da Var Olmayan Ahıska Türkleri

Yaşamımın 20 yılından fazlasını geçirdiğim Rusya ve Ukrayna’da yaşayan Türk ve Anadolu’daki diğer etnik kökenli akraba topluluklarla tanışmak, iletişim içinde olmak kültürel birikimime çok katkıda bulundu. Anadolu’da unuttuğunuz eski gelenek, görenek ve kelimeleri onlardan öğrenmeye, Anadoludan da güncel kültürümüzün tasvip ettiğim parçalarını onlarla paylaşmaya gayret ettim.

14333724_10210279613377126_7099306494909323098_nKültürel gelişimimde Kazan Tatarı, Kırım Tatarı, Azeri, Ahıska, Gagavuz, Özbek, Türkmen, Yakut, Başkır, Çuvaş Türkleri, Kürt, Ermeni, Yezidi, Gürcü dostlarımın bana çok katkısı oldu.

Saydığım bu topluluklar arasında Ahıskalı soydaşlarımızın benim için özel bir yeri var. Bu coğrafyada tanıştığım etnik guruplar arasında onları kendime daha bir yakın hissediyorum. Vatanları bugünkü Gürcistan sınırları içindeki Ahıska bölgesi olan bu soydaşlarımız 1944 sürgününde SSCB coğrafyasının ücra köşelerine dağıtılmış, sonrasında da dünyanın dört bir tarafına dağılmış ve bugünde vatansız yaşamaktadırlar. Çok çalışkan olmalarına rağmen yaşadıkları zor sürgün yıllarının, göçlerin ve dışlanmanın sonucu olarak geneli itibariyle eğitim ve gelir seviyeleri yaşadıkları coğrafyalardaki diğer etnik guruplara göre daha düşüktür. Yaşam tarzı olarak daha tutucu ve içlerine kapanıklar.

Yazımın başlığı “Herson’da Olmayan Ahıska Türkleri” olmasına rağmen Ukrayna’nın güneyindeki Herson bölgesinde gözlemlerime göre 6-7 bin civarında Ahıska Türkü yaşamaktadır. Bunların eğitim ve gelir seviyeleride bölgedeki diğer etnik guruplara göre daha düşük ve içlerine kapanık bir yaşam sürdürdüklerini söylemek zorundayım. Bu soydaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek, varlıklarını sürdürmelerine yardımcı olmak amacı ile ülkemizin uyguladığı ve geneli itibari ile doğruluğuna şahsen katılmadığım bir Türkiye’ye göç politikası mevcut.

Ahıskalılar konusunda bugüne kadar hep yapıcı yazılar yazmaya, sohbetler etmeye, toplantılarda olumlu ifadeler kullanmaya gayret ettim. Ancak, uzun yıllardır gözlemlediğim Ukrayna Herson’daki Ahıska Türklerini kültürel çalışmalarındaki, sosyal ilişkilerindeki başarısızlıkları, pasif ve isteksiz duruşları konusunda bugün eleştireceğim. Ahıskalı dostlarım biliyorum bana darılacaklar. Ancak, “soydaş” olmanın verdiği güven ve hak ile daha iyi bir sosyal statü için bu yapıcı eleştirileri yapmak zorundayım. Onlar sadece kendilerini değil, evlerine, işyerlerine astıkları, gururla boyunlarındaki kolyede taşıdıkları ay-yıldızlı bayrağa ait kültürüde yani bizide temsil ediyorlar ki bu temsiliyet hakkı ile yapılmalı.

14355727_10210279632097594_9098098951007242628_nHer yıl 17 Eylül ve içinde bulunduğu hafta “Tolerans Şehri Herson” sloganı ile yaşadığımız güzel şehirin şehir günü kutlanır. Coşku ile kutlanan festival haftasında çok sayıda kültürel etkinlik, konser, dans, söyleşi ve toplantı yapılır. Bölgede yaşayan çok sayıdaki etnik guruplarda bu ülkenin vatandaşı olmanın bilinci, gereği ve coşkusu ile bu etkinliklerde yerlerini alırlar. Şehirdeki Ermeni, Alman, Polonya, Yahudi, Bulgar, Tatar, Azeri, Yunan, Gürcü kökenli vatandaşlar organize olmuş yerel dernekleri ve geniş bireysel katılımları ile her yıl bölgedeki siyasi, demografik ve kültürel varlıklarını bu festivalde sergilerler, ortaya koyarlar, dikkat çekerler. Yerel ve genel seçimlerde de politikacılar tarafından gerekli ilgiyi görürler, devlet kademelerinde yeteri sayıda bürokratları olur ve yaşadıkları ülkenin gelişimine katkıta bulunurlar.

14333625_10210279607216972_4783241615573213771_nYukarıda sıraladığım etnik gruplar maddi imkanları ölçülerinde hazırladıkları gösterileri ile heryıl olduğu gibi bu yılda 17 Eylül Şehir Günü kutlama programlarında yerlerini aldılar. Yerel TV kanalları ve basın organları bu kültürel şova geniş yer ayırdı. Her etnik grupla ayrı ayrı roportajlar yapıldı. Her etnik gurup bizde buradayız dedi. Etkili bir tanıtım oldu. Ahıskalı soydaşlarımız bu yılda yoklardı. Onları orada ve şanlı bayrağımızı diğer etnik gurupların bayraklarının yanında dalgalanıyor olarak göremenin verdiği hüzün ile bu yılda boynu bükük ayrıldım festivalden.

Son 10 yıldır yaşadığım Herson başta olmak üzere Güney Ukrayna’da yakından takip ettiğim bu ve benzeri kültürel, sosyal, ekonomik tüm etkinliklerde Ahıska Türklerini katılımcı, söz sahibi, etkin, ülkeyi sahiplenen bir pozisyonda, hissiyatta maalesef görmedim. Onları sadece kim olduğu, ne olduğu belli olmayan buradaki bir dini gurubun etkisinde yetiştirilmiş küçük çocuklarının ilahi okuduğu, biribirlerini ağırladıkları, yabancı katılımcıların çok sınırlı sayıda ve hatta hiç olmadığı, silik anma programları, düğün ve iftar programları ile hatırlıyorum.

Herson’daki aksakal, kanaat önderi Ahıskalı büyüklerimize bu konudaki düşüncelerimi iletmiştim geçtiğimiz yıllarda. Ancak, anlaşılan o ki onlar ya böyle bir eksikliği hissetmiyorlar ya katılmamak için geçerli sebepleri var ya da ben kendimi ifade edemedim.

Bu eleştirime verecekleri cevapları şimdiden duyabiliyorum çünkü geçtiğimiz yıllarda onlardan çok defa dinlemiştim bu bahaneleri. Maddi imkanları yok, haberleri olmadı, kimse davet etmedi, ilgilenecek kimse yok, Türkiye destek olmuyor, vs… Bu tür etkinliklere katılımda maddi gelir elde edilmiyor tabiki, tam aksine gönüllerden kopanlarla katılım sağlanıyor. 5-10 bin grivna masraflarla dahi sağlanacak katılımların manevi getirisi para ile mukayese edilmiyor. Burada bu masrafları rahatlıkla karşılayabilecek, tanıdığım maddi durumu gayet iyi Ahıskalı işadamı kardeşlerimiz var. Onların yetersiz kaldığı durumlarda her zaman belirttiğim gibi bizler varız ve herşeyden önemlisi arkalarında 80 milyonluk bir destek var. Ama sorun maddiyatta değilki, sorun gönüllerde.

Her an Türkiye’ye göç etme umudu ile yaşayarak şimdi yaşanan bu topraklara yabancı kalmak, burayı vatan bellememek ne kadar doğru? Sosyal faaliyetler için biryerlerden hep yardım beklemek ne kadar doğru? Zamanla bu beklentiler yaşam tarzı haline mi geliyor acaba?

Herson’daki Ahıskalı aksakallarımız, sizler böyle faaliyetlerin eksikliğini hissetmiyor, gerekli olmadığını düşünüyor veya toplumdan uzak olmanız sebebi ile tamamen habersiz dahi olabilirsiniz. Ancak, hani var ya boynumuzda kolyesini taşıdığınız!, hani hiç dilinizden düşürmediğimiz ay-yıldızlı bayrak, işte o bayrak ait olduğunuz ruhun hakkını vermenizi gerektiriyor. Nüfus olarak sizin sayınız bölgedeki diğer azınlık gruplarının birçoğundan daha fazla olmasına rağmen ticari, bürokrat, sosyal, kültürel hayatta yoksunuz.

Geçtiğimiz yıllarda size inanıyordum, haklıydınız Sovyet döneminde üzerinizdeki baskı, göç sebebi ile gelişim, atılım sağlayamamıştınız. Üzerinden 35 yıl geçti. Peki ya bugün? Sorun taşın altına elini koymayan, gönlünü koymayan aksakallar, yetiştirilemeyen, kaybedilen genç nesillerde.

“Herson, Tolerans şehri” sloganı ile yapılan festivale, toleransızlıktan en fazla şikayetçi olan sizlerin bu yılda katılmamış olmanızı görmenin bana verdiği karmaşık duygular, hayal kırıklığı ve üzüntüsü içinde yazdığım makalemi Ahıskalı kardeşlerimizi önümüzdeki yıllarda bu tür kültürel, sosyal, ticari etkinliklerde görebilme umudu ile sonlandırmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s